Düşüncelerim

Gizli Ateistler İçin Bir Eleştiri

YouTube’da gördüğüm bir Teist – Ateist tartışmasına istinaden getirdiğim yorumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Çok takıldığım “Gizli ateist” konusundaki düşüncelerimi içeren yorum, umarım benzer şekilde aklına bu konuyu getirenlerin veya getirmeyenlerin işine yarar.


Merhaba, muhabbetin başında geçen “Türkiye’de demokrasi olmadığından dolayı, ateist duruşum yüzünden dışlanıyorum” dediniz (kelimeniz tam böyle değildi ancak ben anlaşılması için toparladım, affedin). Ancak benim anlamadığım en temel konulardan birisi de tam olarak bu. Çeşitli medya organlarında, İnternet üzerinde ve kişisel hayatlarında Ateist olduğunu açıkça söyleyen onlarca insan mevcut. Ben de bunlardan birisiyim ve yaptığım konuşmalar, yazılar, sosyal diyaloglar ile her koşul altında bu düşüncemi savunuyorum (ve fakir olmama rağmen [babam da sıradan bir memur emeklisi öğretmen falan da değil yani, bildiğin hasta bakıcı] kendimi bir iş kolunda boş vakitlerimde geliştirerek meslek edindim. Zengin çocuğu falan değilim. Hani genel bir algı var ya, varlıklı aileler bu konularda daha çağdaş olurlar ve illa ki iyi işlerde çalışacak çocuklar yetiştirirler. Hal böyle olunca düşüncelerini ne şekilde olursa olsun dile getirdiklerinde illa bir tanıdıkları vasıtasıyla iş bulurlar. Hah vurgulamak istediğim işte bu. Varlıklı olmayan kimseler de inandıkları yolu savunarak iş bulabiliyorlar. Kimileri bu demokratik olmayan toplumdan dolayı iş bulamadığından yakınıyor, az sonra değineceğim). Ancak nedense senin gibi düşünen insanlar gizli kalarak, halkı bilinçlendime noktasında rol oynamaya çalışıyorlar.

Tahminime göre bu konuları araştıran birisi şöyle düşünecektir (naçizane fikrim): “Ateist kişi kendini gizlemek zorunda kalıyorsa, demek ki Ateizm bu toplum tarafından kötü olarak algılanıyor. Hımm, ben de etrafımdakilere teist/ateist bakış açımı net olarak söylemeden ve düşüncelerimi gizleyerek arkadaşlarıma, diğer insanlara aktarayım”. Hal böyle olunca herkesin dem vurduğu ‘gizli inançsızlık’ durumu söz konusu oluyor. Yaşadığınız il bazında muhtemelen sokağa çıkıp ‘ben Ateistim’ diye bağıramıyor olabilirsiniz, haklısınız (gerek de yok zaten). Sonuçta bir şeyleri savunuyorsunuz ve bunları insanlara aktarırken ölmemeniz lazım. Siz ölürseniz belki başka konuşacak kimse de kalmayacaktır. Gel gelelim ‘dışlanma’ olarak neyi kast ettiğinizi açıkça söylemediğiniz için ben bunu etrafınızdaki tüm insanlar olarak ele alacağım.

Düşünelim: Etrafınızda belki sevdiğiniz, belki de size düşünceleriniz için saygı göstermeyen sevmediğiniz insanlar var. Dışlanma korkusu inanıyorum ki o sevdiğiniz insanlardan ibaret olacaktır. Yoksa düşüncelerinize saygı göstermeyen kişilerin sizi dışlaması umurunuzda olmaması gerekiyor. Zira toplumun küçük bir kesiminin savunduğu düşünceleri içerik üreterek beslemek ve bunlar üzerine konuşmak ciddi bir iştir. Tabi burada elimize kalan o ‘sevdiğiniz’ insanlar konusu biraz karışık. Muhtemelen onlar da diğerleri gibi size saygı göstermeyecek ancak sevdiğiniz için onları kaybetmek istemeyeceksiniz. Eğer bunu istiyorsanız anonim olarak hayatınıza devam edip, onlara karşı yalancı bir tavır takınarak sonsuza kadar birlikte yaşamak zorunda kalacaksınız. Peki bu durum sizi iç huzur anlamında tatmin edecek mi?

Buradan yola çıkarak sizi örnek alacak insanların tamamı, yine sizler gibi gizli kalan kişilerden ibaret olacaklar. Peki gizlilik düşünce yapısını değiştirmek ve insanların düşünmelerini sağlamak adına mantıklı bir yol mudur? Şahsen ben “Yaa Ateist olduğum için iş bulamıyorum, kimse beni işe almıyor. Bu yüzden kiramı ödeyemedim. Patreon’dan yardım edin de kiramı ödeyeyim” diyen kişilerin de aktardıklarını oldum olası şüpheli bulmuşumdur. Yani bu eylemi yapanlar ile din üzerinden para kazanan tüccarların farkı nedir? Onlar mesela gizli kalmayı sevmezler çünkü eğer kendini acındırmak istersen gizli kalman pek de yararına olmaz. Yaptığın oyunu iyi aktarabilmek için mimikler gereklidir, kendini ifşa edersen bunları çok güzel aktarabilirsin. Bununla beraber, İnsanlık bu günlere ulaşana kadar fikir adına çok kayıplar vermiştir. Düşünceleri ile insanların algı seviyesini yükseltmek, bakış açılarını değiştirmek, onlara daha iyi bir hayat sunabilmek adına yaşayan kimselerin asla gizli kalmamaları taraftarıyım.

Korkmayın, sizden binlerce kat ünlü olan ve açık açık Ateist olduğunu söyleyen, yer yer inançlara saldırılardan bulunan ancak öldürmeyi bırakın, hakaret edilmeyen onlarca insanın mevcut olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki kaç kişiyi gördünüz bu güne kadar Türkiye’de Ateist olduğunu söylediği için öldürülen? Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az oldukların eminim, yanılıyorsam kaynak yollarsanız çok müteşekkir kalacağım (cCc Turan Dursun cCc). Sözlü saldırılar ve hakaretler, ülkedeki tüm ‘konuşan’ insanların ortak sorunudur. Saçma bir cep telefonu konusu yüzünden bile insanlar birbirlerine ağza alınmayacak küfürler edebiliyorlar. İnanmadığımız için alacağımız hakaret ve tepkileri bizler zaten başından beri biliyorduk. Zor olan da bunlarla yaşayabilmek değil midir? Yoksa gizliden istediğiniz herkes olabilir, her şeyi söyleyebilirsiniz. Eğer yanlış bir şey yaptığınızı fark ederseniz de sildiğiniz anda sizin hayatınızı etkileyecek bir şey kalmaz ortada 😉

Türkiye’nin en büyük problemi, karşılıklı olarak inançlara / inançsızlıklara karşı yapılan ağır hakaretlerdir. Kabul edelim: Ülkenin büyük bir kesimi dedesi yüzünden Müslüman. Kaldı ki böylesine sayı üstünlüğü olan bir toplumda açıkça onlara hakaret var konuşmak zaten bir başka İntihar çeşididir (Medeni toplumlarda kesinlikle olmaması gereken bir durum ancak halkımız artık pek de medeni sayılmaz). Bunu dilerseniz çok modern ülkelerde test edebilirsiniz. Halkın büyük bir kısmının kabul etmiş olduğu değerler üzerine hakaretler yağdırın, zannetmiyorum ki genel olarak bizimkinden farklı bir tepki alasınız (Örnek: O modernliği ile çok övünülen Amerika’da bile eş cinsellik hala bir çoklarına göre alay konusu). Belki diyeceksiniz ki ‘hakaret etmeden eleştirsek bile bize yükleniyorlar’, haklısınız. Maalesef savunduğumuz konu için böyle bir durum söz konusu. Ancak Müslümanlar bile kendi aralarında bir karara varamayız birbirlerini kötülerken, tamamen karşıt bir görüş nasıl olur da sessizce izlenebilir?

Umarım verdiğim örnekler ve yaptığım değerlendirmeler genel olarak size bazı fikirler verir. Sakın beni yanlış anlamayın, sizi karalamak ya da kötülemek gibi bir amacım yok. Karikateist, Sorgulayan gibi bilinçsiz Ateizm sayfalarının varlığından bu yana gizlilik konusuna karşı hep sert durmuşumdur. Halkı bilinçlendirmek ve inançsızlıklarını açıkça söylemeleri gerektiğini aşılayan insanların gizli kalması çok abes. Oradan çokça saldırılarda ve ağır eleştirilerde bulunurlar ama mahkemeye gittiklerinde ‘ben yazmadım, kuzenim yazmış’ derler (Ehh, diyeceksiniz ki adam düşüncesi yüzünden içeri girmesin diye böyle bir yola başvurmuştur. Bana göre iş pek de öyle değil. Çünkü takip ettiğim dönemlerde bile nasıl bir saldırı havasında olduklarına bizzat şahit oldum. Medeniyetten bahsedip, orta çağdan kopamamış bir bakış açısı ile insanları eleştirmek büyük bir sorun).

Son olarak, Türkiye’de Ateist olmak zor değil. Kendinizden eminseniz, zorlanması gereken taraf her zaman size karşı olanlar olmalıdır. Sosyal mesajımı verdiğime göre şimdi siktir olup gidebilirim.


Yorumun bulunduğu video linki: https://www.youtube.com/watch?v=JiPEkANIiYM