Aslında Makalelerim

Türkiye’de eleştiri yapan bazı kesimler hakkında söylenmesi gekenler var

Türkiye’de kim gerçek anlamda eleştiri yapıyor merak ediyorum. Karşıt görüşler bile kendi içlerinde sürekli çatışma halindeler. Bunlardan benim dikkatimi çeken ve değineceğim kesim; Ateistler.
Aslında cümleye “kendini ateist zannedenler” olarak devam etmekte fayda görüyorum. Nitekim insanlar yaptıklarının çok da farklında değiller. Çıkış noktalarını unutmuş olmalarından ötürü doğan empati eksikliği bir temel oluşturuyor olabilir. Kendini tekrar eden görseller, fi tarihinden kalma, çoğunluğu gerçek olmayan kulaktan dolma bilgiler bu kişilerin temel dayanak noktalarıdır. Olur olmaz önlerine ne gelirse sırf dinleri eleştirmek için kullanırlar. Tıpkı inananlar gibi bu tarzda yaşayan kişilerde aslında teknik açıdan sorguluyor ve doğru yapıyor anlamına gelmemektedir.

Örnek olarak şu anda yazdığım yazıyı düşünüyorum. Acaba içerisine gündemde ses getirecek ancak benim için hiçbir önemi olmayan konular ekleseydim ne olacaktı? Yazının okunmasını ve paylaşılmasını artıracak mıydı? Büyük oranda evet deyip bu kısmı geçmek istiyorum zira insanlar doğruyu değil, sadece duymak istediklerini duydukları zamanlarda bunları başkalarına aktarmayı uygun görüyorlar. Ancak gerçekten farkındalığı yakalamış, sorgulamayı bilen, eleştirisel bakış açısını özümsemiş insanlar bu şekilde hareket etmezler/edemezler. Atılan her adımın, bir öncekine oranla doğruluğunun bile sorgulanması gerekir.

Bir görüşü körü körüne eleştiren önemli kişileri kafanızda canlandırabilirsiniz öyle değil mi? Bunlardan birisi de ismini verip reklam etmek istemediğim, İsmet İnönü için çirkin kelimeler kullanan bir kadın milletvekilimiz. Kendisinin söyleminin çok kötü, kaba ve yersiz olduğunu belirterek onu kınıyor, konuma devam ediyorum. Gündeme gelmesinin ardından sosyal medyadaki insanların tepkilerine göz attım, hatta kendim bile bunlardan bir kaçına kızarak eleştirel bir şeyler yazdım. En dikkat çeken eleştiri ise; Bu kaba söylemi gerçekleştiren kadın milletvekilimizin tipinden yola çıkarak yapılanıydı. Yani bir insanın zekâ geriliği göstererek yaptığı davranışı tipiyle yargılamak ne demek?

Şimdi iki tarafı da dikkatlice gözlemlediğimizde, cahilin cahili eleştirdiği apaçık ortadadır. Bir taraf önemli kişi için hakaret ediyor, diğeri ise onun hakaretine karşılık tipiyle duruma açıklık/eleştiri getiriyor. Bunu ateistlere nasıl bağlayacağız? Çok basit; Dinlerin insanlar üzerine etki etmiş olan hareketlerini eleştirirken, aynı şekilde bu eylemleri yapanların alakasız taraflarıyla ilgilenmek olarak açıklayabiliriz. Gerçek dışı olan ve gerçekliği hiçbir şekilde kanıtlanmayan, BÜYÜK HARFLERLE YAZILINCA “kesin bilgi” olduğu zannedilen içerikler ile sürekli olarak dindarlar üzerinde bir şekilde üstünlük sağlanmaya çalışılmaktadır. İnanmayan bir kişinin dini ya da hayata dair her şeyi sorguladığından ne derece emin olabiliriz? Aslına bakarsak böyle olmalı ama değil. Gözlemlemek kolay; Ateist tartışma platformlarına girerek gözlem yaparak, kendilerini ne denli küçük duruma düşürdüğünün farlında olmayan insanları ayıklayabilirsiniz. Hoş, genelde birçoğu böyle ve iyilerini aradan seçmek çok zor. Zaten böyle (iyi) kişilerinde gruplarda işi olmaz. Hadi onları aradan çıkartalım ve elimizde kalan %90’lık bir kesimin cahilce atıp tuttuğunu söyleyelim. Sırf eleştirmek ve insanlardan geri dönüş alabilmek için ellerinden geleni yapanlar bunlar. Bu kesim için sosyolojik bir inceleme şart. Kendine güvenen arkadaşlar bence bu gibi platformlardan sağlam makale çıkartırlar.

Gel gelelim benim de geçmişim bu tarzdaki gruplara dayanır ancak hiçbir kişi çıkıp da benim saçma sapan şeyler paylaştığımı iddia edemez. Cahil kafayla bile bunları pek mantıklı bulmadığım için sadece gözlemlemekle yetinirken, sorgulama yaptığını zanneden insanlar aslında neredeler? Bedenen oradalar ancak düşünce olarak pek de öyle sayılmazlar. Benzer düşünceleri önceden dile getirdiğimde, ya eleştirdikleri kısmın seviyesine inmeden bazı şeylerin başarılamayacağını duydum ya da herkesin bu yollardan geçmek için aynı ahmaklıkları yapması gerektiğini. Ama bakıyorum ki ikisine de ihtiyaç yok. Sadece derinlemesine sorgulamayı anlamak, anlamadığını tekrar sorgulamak, gerekirse içerisinden anlayamadığımız her bir noktayı tekrar sorgulamak. Ha bu çok mu zor gelecektir? Evet, belki öyle ve büyük oranda fedakârlık gerektiriyor ama kimse kolay olduğunu da söylemiyor.

Örnek olarak yine kendimi vereyim: Sorgulamaya başladığımda büyük sıkıntılar çektiğim durumlar oldu. Kabullenemediğim ve kabullenmek istemediğim. Ancak zamanla bunlarında üstesinden gelmeyi başardım. Hatta mutsuzluğu seçtim çoğu kez. Yaparsam ya da sorgulamazsam yüzüm gülecek, eğlenecektim. Yapamadım ve hala daha yapamıyorum. Arkadaşlarım mutlu olmam gereken onca şeyi neden bu kadar kafama takıp incelediğimi sorup duruyorlar. Sanıyor musunuz ki bunu istemiyorum? İstiyorum ancak olmuyor. Yakılmış kibrit gibi artık geri dönüşü olmayan bir eylemdir bu. Bir kere ateşlendiği zaman durduramaz kimse. Durduğu yerde de artık yanmışların birçok izi vardır.

Özellikle görüşlerimin değişmesine neden olanlar, solcu ateistlerdir. Genelde kürt milliyetçiliği yaparlar ve tartışılmak istenilen meselenin içine hümanizmi sorarak, terörizmi haklı çıkartmaya çalışırlar. İnanın bana bunu kafamdan uydurmuyorum. Girin gözlemleyin. Genelde kendilerini çok akıllı ve eleştirisel bakış açısına sahip zannederler. Hümanisttirler ancak karşılarında duranlar olduğunda canına kast etmek için bir dakika bile düşünmezler. Sırf sorgulamaya çalışanların aklına girebilmek için türlü şekilde iletişim kurmaya çalışırlar. Bizim insanımızda tabi karşıt görüşe aç, ne olursa hemen benimserler. Doğruluğu ya da yapılanın ne derece etik olduğu genelde pek umursanmaz. Sadece sevmediklerinin ve beğenmediklerinin karşısındalardır ve bu “sorgulayan ateistlere” yeter.

Bu yazıya ulaşan ve ne olduğunu bilmeden haber sitelerinden haber paylaşan, Facebook içerisinde genelde gerçek olmayan görseller ile anlatılan, “kesin bilgi” yazılarak sizlere sunulan, okumuş kişilerin her dediğinin gerçek ve geçerli olduğunu anlatan durumlardan kaçınınız. 1 milyon kişi tek bir şeyin doğruluğuna inanırken, karşılarında duran 1 tüm durumu değiştirebilir. Gözlemlenebilir fizik yasaları için bu geçerli değildir elbette. Lütfen eleştiri yaparken tekrar tekrar sorgulayın, araştırın, öğrenin. Sırf size karşı diye küçük duruma düşmeyin. Eğer ki dinleri eleştirip iyi bir dünya yaratmak istiyorsanız da fedakârlığa hazır olun. Hem de her konuda…

Son olarak Keanu Reeves’in şu güzel söylemini ekleyip bitiriyorum: Siz yaşamak için mutlu olmak zorundasınız ama ben değilim.

  • saltun

    sen sus atayist ata tapıyorsun bir de yorum yapıyorsun kafir !1!1 🙂

    • Bu kadar ciddi bir yazıdan sonra güldürdün ya beni 😀