Genel

Yine bir 10 Kasım ve tek bir sözün eri olamamak

Benim manevi mirasım ilim ve akıldır” Bu günlerde en çok ihtiyacımız olan tamda bu. Ancak neyin mirasını taşıyabildik ki, Ata’nın mirasını/sözünü taşıyacağız. Bkz: Bu gün ormanları katledip, yerine saray dikenlere bile göz yumacak hale geldik. Artık evimize gelip donumuzu alsalar hiç şaşırmayacağız.

Peki neyi bekliyoruz? Partilerin düzeni sağlamasını mı ya da Samsun’dan Ata’nın tekrar gelmesini mi? Bunlar tekrar olmayacak beyler/bayanlar beklemeyin. Beklediğiniz neyse o olmaya çaba harcayın. Sen bir birey olursan ve senin birey olması için çabaladıkların da birey olursa eğer olmamız gerekene kavuşabiliriz. Evde yan gelip yatarak, dizi izleyerek, nargile içerek o beklediğiniz ya da hayal ettiğiniz her neyse gerçek olmayacak. Böyle yapmaya devam ettikçe kahvede “ulan ne olacak bu memleketin hali” demeye de devam edeceksin. Ne ülkeni düzeltip hayırlı bir vatan evladı olacaksın, nede asgari ücretten fazla kazandığın bir iş bulacaksın. Sana miras olarak bu bırakılmadı.

Gece uyurken merak ediyorum da hiç utanmıyor mu boşa geçirdiği zamanlar için bu insanlar. Belki diyeceksiniz sen çok mu bir şey yapıyorsun diye, evet çok bir şey yapmıyorum ancak az da olsa yapıyorum. Kapasitem kadar yapıyorum. En kötü tarafından bakarsak eğer düzgün bir vatandaş gibi yaşamaya gayret ediyorum ve kendimi geliştirerek insanlara da bu yönde fayda sağlamaya çalışıyorum. Koluna, motoruna, arabasına Ata’nın imzasını yazdırdığın zaman Atatürkçü olmuyorsun bilmem farkında mısın? Aynı zamanda bunu taşıyabilecek bir seviyede yaşamını devam ettirmen de gerekiyor. Her gün kadın/adam/eğlence peşinde koşarak da o imza taşınmaz kusura bakma. Yazdıklarım belki günün üzücü olan kısmından biraz saptı ancak yapılması ve söylenmesi gereken sözlerin de geri planda kalmaması gerekiyor.

Milli bayramları tatil olarak görmekten kaçınmamız gerekiyor. Soğukta üşüdük İstiklal Marşı’mı / Andımız’mı okunur bu soğukta demememiz gerekiyor. Diyenleri biliyoruz çünkü, şikayet edenleri. Andımız kaldırıldığı zaman geri almak için çaba sarf ettiler ancak iş işten çoktan geçmişti. Değerleri kaybetmeden önce uyuşukluğu ve düşüncesizliği bırakıp üzerine gitmek gerekiyor. Yoksa kahvede konuşmaya devam edersin ve emekliliğini hesaplar durursun. Ata’nın tek bir sözünün eri olabilseydi millet, şimdi sokaklarda her bir durum için hakkını arayıp da eli boş dönmezdi geriye. Biz hala “Google Atamızı unuttu, onun için doodle yapmadı” gibi hiç bir faydası olmayan gereksiz konularla ilgilenip, sanki vatan için iyi bir şeyler yapıyormuşuz gibi hissetmeye devam edelim…

Bir 10 Kasım’ı daha elimizde hiç bir şey olmadan geride bırakıyoruz. Satılan, yok edilen miraslar arasında rahat uyuyabilen birilerinin olduğunu düşünmek aptallık olacaktır ve gönül rahatlığıyla “rahat uyu” diyebilecek kadar da kendinizi huzurlu hissediyorsanız diyecek başka bir söz bulamıyorum sizlere. Milletimizin bir kez daha başı sağ olsun.